İşçinin Gerçek Ücretinin Tespitinde Emsal Ücretin Nasıl Belirlenmesi Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı

22. Hukuk Dairesi         2017/44811 E.  ,  2017/28895 K.

 

ÖZET :  Davacının meslekte geçirdiği süre, iş yerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği sorulmalı, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı internet sitesinde bulunan “Kazanç bilgisi sorgulama” ekranından emsal ücretin ne olabileceği yeniden araştırılmalı ve dosya kapsamındaki tüm deliller bir arada değerlendirilerek aylık ücret miktarı noktasındaki uyuşmazlık çözümlenmelidir.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalı … Ltd. Şti. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı … Ltd. Şti. tarafından haklı nedene dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücret alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Ltd. Şti. vekili; davacının müvekkili şirkette 07/10/2010- 13/11/2010 tarihleri arasında çalıştığını, diğer davalı şirketin devralınmadığını, davacının savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Ekici … … Yayın Dağıtım Reklamcılık San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ve davalı … Ltd. Şti. vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalı … Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı konusu taraflar arasındaki temel uyuşmazlıktır.
Somut olayda, davacı vekili müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı … Ltd. Şti. tarafından haklı nedene dayanmaksızın feshedildiği iddia edilmiştir. Davalı … Ltd. Şti. vekili ise, davacının müvekkili şirketten tüm hak ve alacaklarını almak sureti ile ayrıldığını savunmuş, davalı tarafça herhangi bir haklı neden ileri sürülmemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiği kanaatine varılarak, kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacının … 6. İş Mahkemesinin 2011/13 Esas sayılı dosyası kapsamında tanık sıfatı ile vermiş olduğu beyanında özetle, “… şirketinin kurucusu ve işletme müdürü olduğunu, bu şirketin sahiplerinin Ekici İnşaat’ın 3 oğul ve babadan oluşan 4 kişi olduğunu, Ekici İnşaat’ta ekonomik sıkıntılar yaşanınca, aynı şahıslara ait bir şirket olan Ekici Form şirketine zarar gelmemesi için … şeklinde fason bir şirket kurulduğunu, görünürde sahiplerinin başka insanlar gözükmesine rağmen gerçekte her şeyin birebir kopyalandığını, çalışanların bu şirkete girişlerinin yapıldığını, patron koltuğuna geçici olarak başka şahısların oturduğunu, ancak işlerin eski sahipler ile yürütüldüğünü, çalışanların eski sahiplerin arka planda işleri yürüttüklerini görünce patrona olan güvenlerini kaybettiklerini, piyasada isimleri lekelenmesin diye bu şirketten ayrıldığını” beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Davacının başka bir dosyada tanık sıfatı ile vermiş olduğu beyanının bu dosya açısından bağlayıcı olduğu, bu itibarla somut uyuşmazlıkta haklı nedene dayanmayan davacı feshinin söz konusu olduğu anlaşılmakla, davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
3- Taraflar arasındaki diğer bir uyuşmazlık işçiye ödenen aylık ücretin miktarı ve davacının gerçek ücretinin belirlenmesi konusunda yapılan emsal ücret araştırmasının yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek, ilgili işçi ve işveren kuruluşları ile Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı internet sitesinde bulunan “Kazanç bilgisi sorgulama” ekranından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı aylık net 4.500,00 TL ücretle çalıştığını iddia etmiştir. Davalı taraf davacının net 1.750,00 TL ücretle çalıştığını savunmuştur. Davacı iddiasını doğrulayan, davalı Ekici … … Yayın Dağıtım Reklamcılık San. Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenmiş ilgili kurum ya da bankaya ibraz edilmek üzere 17/02/2009, 17/02/2010 ve 14/09/2010 tarihli maaş belgeleri nazara alınarak davacının 2009 ve 2010 yıllarında prim hariç net 4.500,00 TL ücretle çalıştığı kabul edilmiştir. Davacı iddiasını doğrulayan davacı tanık anlatımı mevcut ise de, diğer tanık beyanlarının bu beyanla örtüşmediği görülmektedir. Emsal ücret araştırması kapsamında sadece ATO’dan bilgi istendiği, buna göre ilgili cevabi yazıda, davacının maaş bordrosunda belirtilen aylık net tutar üzerinden ücret alabileceğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Ancak mahkemeye ibraz edilen herhangi bir ücret bordrosu da bulunmamaktadır.
Tüm bu olgular bir bütün olarak değerlendirildiğinde, yapılan emsal ücret araştırmasının yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Davacının meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği sorulmalı, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı internet sitesinde bulunan “Kazanç bilgisi sorgulama” ekranından emsal ücretin ne olabileceği yeniden araştırılmalı ve dosya kapsamındaki tüm deliller bir arada değerlendirilerek aylık ücret miktarı noktasındaki uyuşmazlık çözümlenmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 18/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

2018-06-26T13:26:02+00:00

News Scroll

  • İşçi Çalıştıran İşverenler İçin Kısa Hatırlatmalar
  • İş yeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatınız Var mı?
  • İşletmenize ait boş fatura ciltlerini kaybetmenin tehlikeleri
  • Kanunen Kabul Edilmeyen Gider Ne Demektir
  • Mazeretsiz İşe Gelmeyen İşçiye Ücret Ödenir mi?