İşçinin Performans Düşüklüğünün Somut ve İnandırıcı Delillerle Kanıtlanmadan İş Akdinin Feshi

ÖZET ;  Somut uyuşmazlıkta davacının iş sözleşmesi çalıştığı projede performansının düşük olması nedeniyle aynı il sınırları içinde başka bir projeye görevlendirildiği ancak burada işbaşı yapmadığı gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunun 25/II-g maddesi uyarınca feshedilmişse de, davacının performans düşüklüğünün somut ve inandırıcı delillerle kanıtlanmadığı, kaldı ki performans düşüklüğünün işveren için doğrudan işyeri değişikliği için geçerli bir neden olamayacağından davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığının kabulü gerekir.

9. Hukuk Dairesi         2018/3243 E.  ,  2018/7675 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalılar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi davalılar avukatlarının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilin davalılardan …’ye ait elektrik santralinde güvenlik görevlisi olarak çalışmakta iken 10/10/2014 tarihinde işyerinde 8 16 nöbetinde iken davalı Tepe Güvenliğin operasyon müdürü ve … Bölge Sorumlusu olan … isimli şahıs, müvekkili santralde ofisine çağırdığını, yanında güvenlik müdürü … olduğu halde … sizi işten çıkartmak istiyor, … arkadaşınız uyurken yakalandı, … onunla çalışmak istemiyor, sen de V kanalında o gün nöbetçi olduğun için … senin de çıkışını uygun görüyor biz de bu işleme koymak zorundayız, istersen seni … Piazza’ya görevlendirme yapabiliriz dediğini, müvekkilin bunu kabul etmeyeceğini söylediğinde Piazzaya gitmezsen hiç bir hakkından faydalanamazsın, bütün haklarından seni mahrum ederiz, gitmezsen işine son veriyoruz dediğini, bu beyanın tamamen sözlü bir beyan olduğunu ve bunun akabinde de davalı kurumların 16/11/2014 tarihi itibari ile SGK’ya işine son verildiğini bildirdiğini, bu şekilde yapılan uygulama ve işe son verilmesi öncelikle iş kanununa uygun olmadığını, müvekkilin 19/11/2011 tarihinde işe başladığını, 16/11/2014 tarihinde işine son verildiğini, müvekkilin çalışmış olduğu süreye bakıldığında süresiz sözleşme ile çalışmış olduğunu belirterek feshin geçersizliğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili; davacının müvekkil şirketteki görevinin 13/11/2014 tarihinde sona erdiği, davacının işvereni … Güvenlik şirketi tarafından başka bir projede görevlendirildiğini, davacının iş akdinin, davacının müvekkil şirket projesinden alınmasından sonra 16/11/2014 tarihinde feshedilmiş olduğundan müvekkil şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 

Davalı … ve Güvenlik Sistemleri A.Ş. vekili; davanın iş akdi haklı nedenle feshedildiğini, fesih bildiriminin davacıya yazılı olarak yapıldığını ve bu fesih bildiriminde feshin sebebinin açık olarak yazıldığını, bu bağlamda davacının iddiaları soyut ve farazi olmanın yanı sıra kötü niyet taşıdığını, anılan sebeplerle davacı tarafından kötü niyetle açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

İlk derece mahkemesince davacının nöbet sırasında uyumadığı, denetim yapan müdürün girdiği yer ile kulübe arasında 40-50 metre mesafe bulunduğu ve karanlık olduğunun sabit olduğu, bir an için davacının görevini yaparken gerekli dikkat ve özeni göstermediği kabul edilse dahi bunun hemen fesih ile sonuçlanmaması gerektiği davacının aynı veya benzer bir konudan dolayı aldığı bir uyarısının da olmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.

D) İstinaf:
Karara karşı davalılar istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.

E) Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince, ilk derece mahkemesince iş sözleşmesinin feshine ve davacı işçinin işten çıkarılmasına dair işlemin İş Hukuku Mevzuatına işten çıkarma usul ve prosedürüne feshin son çare olması ilkesine uygun olmadığı belirtilerek talebin kabulüne karar verilmişse de davacının hangi işyerinde işe iade edileceğinin açıklanmadığı, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında da davacının hangi davalı nezdinde işe iadesine karar verildiğinin belirtilmediği gibi davada birden çok davalı olmasına karşın işe iade kararının mali sonuçlarından hangi davalının sorumlu olduğunun da açıkça belirtilmediği gerekçesiyle diğer istinaf sebeplerinin reddiyle ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davacının … ve Güvenlik Sistemleri A.Ş. nezdinde işe iadesine, işe iadenin mali sonuçlardan davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.

F) Temyiz:
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir. 

G) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta davacının iş sözleşmesi çalıştığı projede performansının düşük olması nedeniyle aynı il sınırları içinde başka bir projeye görevlendirildiği ancak burada işbaşı yapmadığı gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunun 25/II-g maddesi uyarınca feshedilmişse de, davacının performans düşüklüğünün somut ve inandırıcı delillerle kanıtlanmadığı, kaldı ki performans düşüklüğünün işveren için doğrudan işyeri değişikliği için geçerli bir neden olamayacağından davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığının kabulü gerekir.

Her ne kadar yargılama sırasında özel güvenlik görevlisi olarak çalışan davacının denetim sırasında müdürünün işyerine geldiğini görmediğini müdürün santrale girip yarım saat beklediğini ancak davacının bunu fark etmediği bunun üzerine görev yerinin değiştirildiği savunulmuşsa da, davacıya tebliğ edilen görev değişikliği formunda ve fesih bildiriminde bu olayın geçmediği performans düşüklüğünden bahsedilerek davacının başka bir projede görevlendirildiğinin açıklandığı bunun çelişkili olduğu anlaşıldığından savunmaya itibar edilmemiştir.

İlk derece mahkemesince de feshin geçersizliğine karar verilmiş ancak dava hem asıl işveren … Elektrik Üretim Sanayi Tic. A.Ş.’ye hem de alt işveren … ve Güvenlik Sistemleri Sanayi A.Ş.’ye yöneltilmesine rağmen davacının hangi işverenlikte işe iade edildiği, işe iadenin mali sonuçlarından hangi davalının sorumlu tutulduğu infazda tereddüt yaratır şekilde açıklanmadan hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesi kararına karşı davalıların istinaf kanun yoluna başvurduğu, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce hüküm kısmında davalıların diğer istinaf taleplerinin esastan reddine karar verildiği ancak devamında ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davacının alt işveren nezdinde işe iadesine, boşta geçen süre alacağından ve işe başlatmama tazminatından hangi davalının sorumlu olduğunun açıklanmadığı, infazda kararda yazılı şekilde davalıların birlikte sorumlu tutulmasına karar verildiği ancak davada iki davalı olmasına rağmen davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hangi davalıdan tahsil edileceği açıklanmadan infazda tereddüt yaratır şekilde “davalıdan” tahsili yönünde hüküm kurulması ve istinafa başvuran sıfatına ve usulü kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde davacı lehine 1.800,00 TL. yerine 2.180,00 TL. vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır.

4857 sayılı İş Yasası’nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.


HÜKÜM:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davalı alt işveren tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının alt işveren … ve Güvenlik Sistemleri Sanayi A.Ş.’nin işyerine İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı alt işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminattan her iki davalının birlikte sorumlu olmak kaydı ile miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Alınması gereken 35,90 TL karar- ilam harcından davalıların yatırdığı 25,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 10,70 TL karar- ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6. Davacının yaptığı harçlar dahil 464.20 TL. yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Temyiz edenin sıfatına göre karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.800,00 TL. ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak oy birliği ile 05/04/2018 günü karar verildi.

2019-07-14T10:42:48+00:00

News Scroll

  • İşçi Çalıştıran İşverenler İçin Kısa Hatırlatmalar
  • İş yeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatınız Var mı?
  • İşletmenize ait boş fatura ciltlerini kaybetmenin tehlikeleri
  • Kanunen Kabul Edilmeyen Gider Ne Demektir
  • Mazeretsiz İşe Gelmeyen İşçiye Ücret Ödenir mi?